17 Temmuz 2009 Cuma

1 haftanin notlari


oglumun fotograf cekme calismalari suruyor,bu son eseri,kafami tutturamadi ama olsun,yakinda o da olur.
londranin havasi genelde sonbaharin ilk gunleri gibi,ama soguk baslayan gun yagmurla devam edip sonra hafif isitan bir gunes de acabiliyor,evden cikarken 3 mevsime gore hareket etmek gerekiyor.
oglum hala istanbuldaki evimize gidelim diyor,cok uzuluyorum,sebebini cozemedim.
aslinda dusundugumden daha erken donmeyi planliyorum,bu domuz gribi senaryolari beni cok ama cok korkutuyor,keneden kactik gribe tutulduk bir durum var,her gun gelismeleri takip ediyorum,buralarda gidisat hic ic acici degil..
27.ayin icinde bezi biraktik iste,sadece yatarken olasi kazalara karsi bez bagliyorum ogluma ama genelde kuru kalkiyor,cisini kakasini soyluyor artik benim kocaman oglum.Ne rahatlikmis bez almamak ve baglamamak,yeni donlar alicam simdi ona.
yeni cikan kabaklari galiba salyangozlar yedi,en az 3-4 tanesi telef oldu umarim aynisi gozum gibi baktigim domateslere olmaz.
bu londrayi cok sevdigim halde beni cok yoruyor,ben buraya galiba sadece gezmeye gelmek istiyorum artik, zaten su grip meselesi bir atlatilmadan donmiyecegim bir sure.
yani buyuk buyuk kararlar zamani yakinda...

11 Temmuz 2009 Cumartesi

london again!

oglumun deyisiyle giraffe
oglum ve penguenler-london zoo

pelikanlarla sohbet ederken


londraya geri donduk
istanbulun o nefes alinamaz sicagindan sonra cok iyi geldi
su an oglumun da benim de ustumde 2 tane tshirt var
dun aksam uzerime battaniye bile aldim tv seyrederken
ozlemisim buralari
marketimi,pazarimi,bahcemi,evimi,sokagimi.Bahcemden ilk olmus kabagimi koparip yedim bile.
oglum istanbulda kaldigimiz 1 ay boyunca londraya donmek istemedigini hergun soylese de babasiyla karsilasmasi goz yasarticiydi,bir sure beni gormedi gozleri ikisinin de.Sonra eve odasina,oyuncaklarina kostu,yatmak istemedi,ayrilmak istemedi.Endiselerim bosa cikti,herhalde tek derdi buraya gelince okula gitme korkusuydu,okul kapandi dedik hallettik.
biz burdaki evimizdeyiz biraz nefes alicaz.

28 Haziran 2009 Pazar

tatil donusu

1 hafta kaldık donduk
bir aile faciasının ortasına dusus, yanlıs zamanlamayla gelen bir durum ve evsahibi arkadasımın mutsuzluklarına denk geldik
bir insan tatili bu kadar iple ceker de o tatil bu kadar mı sevimsiz gecer
noldu hangi enerjiyi yanlıs cektim
yok bunu saymıyorum
ben gercek bir tatil istiyorum oglusumla
bu olmadı
cık
(bu tatsız haftanın en tatlı tarafı oglumun buyuklerle cok basarılı bir sekilde jenga oynamasıydı, hergecen gun agzımı acık bırakacak biseyler oluyor,buyuyor benim oglum,ogreniyor.)

17 Haziran 2009 Çarşamba

hayı annecim hayı no

en populer kelimesi hala hayır
bugünlerde o soz dinleyen akıllı,uslu,terbiyeli,sakin oglum gitti yerine baska bir cocuk geldi sanki
soz dinlemedigi yetmiyormus gibi bir de oglum yere atma sunları dedigim halde atıp bir de sırıtıyor kustah
cok sakin yaratılışlı bu oglan biraz afacan olsa daha iyi olur demiştim geçenlerde
al sana
o bir zamanlar uslu uslu oturan kucuk bey kırda,havuzda,denizde atlıyor,tırmanıyor,zıplıyor,en tehlikeli yerlerde dolasıyor,oglum gel -no,oglum duseceksin otur -hayı anneci
evet artık 2 yasını gecti bagımsızlıgını ilan etti ama işler bu kadar mı zorlaşacaktı benim gibi hiç dinlenemeyen bir anne için?
zaten stresliydim buna bir de aman düştü aman yuvarlandı korkusu eklendi
dinlemiyor beni
bugün tepe üstü bir koltuktan düştü işte
arkadaşımızın yalısındaydık,denizin kenarı,hiçbir koruma yok o iskelede,içerde de bir havuz,suyu çok seven oğlum ya denize ya havuza girecekti,daha güvenli yolu tercih ettik ama ordan da çıkmak istemedi.Yemek vakti geldi zorla içeri götürdüm,tabi yemek istemedi,sandalye koltuk tepelerine çıkmaya başlayınca dengesini kaybetti ve beyninin üstüne çakıldı.
herhalde hayatımın 5 yılı gitti orda
ne uzun süredir görmediğim arkadaşlarımla sohbet edebildim,ne yemek yedim,ne de o yedi
doktorunu aradım hemen,gözlerine dikkat et simetrik olsun,yemek de verme dedi.
yarım saat sonra kapıp içim rahat etmediği için dr a götürdüm
uyumasına engel olamadım yolda uyuyakaldı
parkettim,15 dk uyumuş umurumda değil kaptım aldım,sırtı terden sırılsıklamdı bir de rüzgarı yedi perişan oldum.
neyse uyandı doktok amcası gelince, o da bişeyi yok kilo da almış dedi benim o hiç yemeyen oglum için.Tartınız mı bozuk acaba dedim adamcagıza şaşkınlıkla.
neyse bugunu boyle atlattık yarın minik bir tatile gidiyoruz
daha dogrusu oglumun tatiline,ben yine onun peşinde koşuyor olacagım çunku
ben hiç dinlenemiyorum ve sonuç, stresli ,endişeli,kızgın anne modeli
o güler yüzlü,neşeli oglumun karakterini bu hallerim de hiç bozsun istemiyorum
ya bana benzerse
ben ben ben ne yapacagım..

10 Haziran 2009 Çarşamba

istanbula donus

evimizin yakınındaki bebek parkına kosarak gidiş
memleketimizi cok ozlemis oldugumuzu farketmek
hele simiti,bir oturusta 2 tane yemek (yuh)
oglumun surekli istanbuldaki evimizde kalalım,no londra demesi?!
babasını 4 gun boyunca hic sormaması
anneannesi ve dedesini cok ozlemis olup onların kucagından hic inmemesi
mis gibi kiraz,karpuz ve malta erigini tazecik ve lezzetlerine doyarak yemek
yine trafik cilesi ve sabırsız saygısız insanlar
sıcak ve bunaltıcı hava
biz bir sureligine istanbuldayız
ozlemisiz...

26 Mayıs 2009 Salı

o ne annecim o ne?

3 yas civari bekledigim bu soruyu bikac aydir sormaya basladi oglum
pek hosuma gidiyor tabi bilmedigi tanimadigi seylerin ne oldugunu merak etmesi
pek bir aktivite halindeydik bir suredir
tate modernin onunde bank holiday tatilini de icine alan oglumun yasindan biraz buyuk cocuklara hitab eden gosteriler,oyunlar vardi,olsun,bizi ilgilendiren bolumlerle biraz oyalandik,geri kalanindaysa en sevdigi oyunu oynayip guvercinleri kovaladi.
- o ne annecim o ne?
-patatesleri boyayip renkli cubuklarla uzay gemisi yapmislar galiba,gel sen de yap annem.
-kiymiziyi vey annem
-peki askim
-annecim picins picins (pigeons)oyda!

seramik boyama atelyesine gittik,sabun kabini uygun gorduk kendi disimize ve cebimize,boyadik resimler cizdik,firinlansin sirlansin diye biraktik.


- o ne annecim o ne?


-seramik kaplar askim


-o ne annecim one o ne?


-boyalari siselere koyup numaralamislar oglum,istedigin rengi secip boyuycaz kabimizi.


-kiymizi boyayi getir annem


havanin guzel oldugu bir gun thames nehri uzerinde tekne gezisi yaptik
-o ne annecim o ne?

-koprunun altinda kuslar oturuyor bitanem

-o ne o ne?

-tower bridge o askim,bak ustunden buslar geciyor

-kiymizi bus annecim kiymizi!

aslinda renklerin cogunu taniyor ama boga burcu oldugu icin mi nedir en cok kirmiziya gozu gidiyor

hayvanlar aleminin en vahsi en korkusuz hayvaninin ismini tasidigi halde golgesinden bile korkar halde .Ogretiyorum isikta ve guneste golgelerin olacagini,isik arkadan gelince ya da onden gelince golgelerin yer degistirecegini,duvarda golge oyunlari filan, yok hala urkuyor.Ismini tavuk olarak degistiricem bu kucuk adamin.

18 Mayıs 2009 Pazartesi

oglum


hala yemek saatlerimiz iskence,masada 10 dakikadan fazla oturmuyor,benim kadar yemeyi ve yapmayi seven bir anne icin esef verici bir durum.
grannysinin onerdigi ,ingiliz annelerin pek kullandigi ve benim uzun sure vermekte direndigim fish fingers a bayildi,sabah kalkip onu yemek istiyor,yok artik diyorum,neyse sadece balik ve galete unu ve firinda pisiyor ama yaninda baska bisi yemiyor,ha bir de diger favorisi chicken goujons.
nisan ayindaki 20 derecelerimiz bitti,serinledi havalar, mart sanki,yagmur ruzgar,evde bunaliyor ama okula gitmeyi hep reddediyor.
cinli montessori egitmeni bakicisini sevmis gozukuyor,pek guzel anlastilar ve oynuyorlar,ama sadece haftada 2 saat.
hala cok dusuyor,cozemedim neden,bir balans sorunumuz var ama ne,cunku otururken ve hatta 4 ayak uzerindeyken bile dusmeyi basariyor benim oglum.
hala oglen uykusu,aksam uykusuna yatmamakta israr ediyor,butun gun uyumasa yorgun gozukmuyor.
babasina altini degistirtmiyor ve uykuya onun yatirmasini istemiyor,hep anneci hep anneci.
firsatini buldu mu ponda gitsin ordekleri beslesin,markete gitsin alisveris yapsin bayiliyor.
ingilizlerle turkce konusmamasi gerektigini cok iyi biliyor ama turkcesi daha iyi oldugu icin ingilizce kelime karsilinigi bulamadiginda isaretle anlatiyor ya da bildigi kelimelerden secip kendini kurtariyor.
hala yogaya basliyamadim,bir oyun goremedim,ben kendim icin hicbisi yapmiyorum,acaba bu emegimin karsiligini alacak miyim bu cocuktan cidden merak ediyorum.
hala hayatimin aski ve hep oyle olacak,ne yaparsa yapsin..

13 Mayıs 2009 Çarşamba

hayat devam


o guzelim sari bukleleri kestim icim aciyarak
napalim yine uzar, yine o kadar sari olur mu bilemem ama.
su anda acik kumral bir oglum var
saclar gitti baska bi cocuk oldu bir anda
3 yasinda gibi duruyor,bebeklik bukleleri de zarfa girdi,cekmeceye kondu.
saclarini kurutmak da taramak da sorun olmaya baslamisti
o da rahatladi ben de
dun okula gitmedi,istemedi beyefendi,zorlamadik.
bu kadar isteklerine saygi duymak nereye kadar dogru bilmiyorum
ama okula da aglayarak gitmesini istemiyorum.
ogretmeni Debbie aglasa da getirmemiz gerektigini soyledi
iskence gibi geliyor onu orda oyle ciglik cigliga annecim derken birakmak
vicdan azabi bu anneligin yarisi
yillar sonra tekrar vejetaryan oldum
90 li yillardaki etsizligime geri dondum,cok mutlu ve hafifim
yani kilo olarak degilse de ruhum hafifledi sanki
tabi oglumun ve kocamin cok sevdigi gotek (kofte)yapmaya devam ediyorum caresiz
belki cok ozlersem yazin guzel bir balik yerim deniz kiyisinda
evdeki erkekler bu durumda cok hosnut degilseler de alisacaklardir
cunku yaptigim hicbir yemek tatsiz vejetaryan yemegi degil
bence gayet saglikli ve lezzetli ve doyurucu,bir suru cimlenmis filiz de kullaniyorum,kendim de dolu ot yetistiriyorum,bakalim gelecek kusak oglum bundan ne kadar nasibini alacak.
tofuya geri donmedim henuz,elim gitmedi,belki o kadar da saf vejetaryan olmadigim icin
ama muhtesem organik supermarketim wholefoods da yeni tohum ve tahillar kesfetmeye devam
oglanin kakalari zaten az degildi sayisi daha da artti bu kadar baklagil cesidinden sonra
dun babasi ilk turkce dersinden sonra eve gelip bize rakamlari ogrendigini anlatiyordu
4 u hatirlayamadi
ve benim 2 yasindaki oglum ona "dort four daddy" diye ogretti:)

07 Mayıs 2009 Perşembe

seyler

once bu postu iyi seyler ve kotu seyler diye ayirip madde madde yazacaktim, baktim kotuler biraz fazla gibi,ben de ortaya karisik yaziyorum,ne fena ki bir yaziyi bastan sona yazma gucum yok ancak tek tuk biseyler karalayabiliyorum,neyse bu da bi sey.

-oglum mouse kullaniyor,bilmem bu ne kadar iyi ama yasi 2 ve bilgisayarda daha once acip seyrettigimiz sarki ve klipleri mouse u kullanarak tekrar basa alip kendi seyrediyor,agzim acik.

-her gecen gun yeni birsey ogreniyor,bu nekadar guzel ve sasirtici.Ozellikle babasiyla ingilizce konusmasi ,yeni kelimelerler benim karsima cikmasina bayiliyorum

-I had a terrible nervous break-down the other night.

- domatesler kabaklar hizla buyuyor,ama saksiya ektigim ilk domates fidelerimi bahceye ektim olmadi tutmadi,yazik oldu.

-krizden etkilenen kocamin sirketi onu isten cikardi,haber oglumun dogumgununde gelince partiyi iptal ettik,artik istanbula donunce yapicaz bir parti,gec mec ama napalim, icimde kaldi.

-london zoo cok pahali gecen gun kapisindan donduk,park parasiyla beraber iceri giris £50,yuh diyorum.Ama goturucem oglumu,kapinin disindan zurafayi gorup suratina yerlesen gulumseme bana yetti,mahrum mu birakayim cocugumu kriz var diye.

-slumdog millionere,cherie ve shifty filmlerini seyredebildim, hic oyun goremedim,donusume bikac hafta kala 2-3 oyun gormeden donmesem,arkadaslarimizin hediye ettigi theatre tokenlarimi kullansam da meslegime ihanet etmesem.Sorun oglani bensiz bikac saat birakmak ve sehre tren ya da otobusle gidip gelme organizasyonunu yapamamak.

-okuluna her gecen gun birazcik daha alisiyor ama hala birakinca agliyor.Bu arada bir tane montessori baby sitter buldum,anlasirsak belki haftada 1 gun 2 saat gelir,bakicaz.

-en buyuk hayalim oglumla denize girmek simdi, artik yavastan donuyoruz, kriz yuzunden planlarda degisiklik olduysa da bu yazi da denizsiz gecirirsek gelecek kisi atlatamiyacagim korkarim,bunye su istiyor,terapim o benim.

27 Nisan 2009 Pazartesi

canima



iste 2 yil gecti sen dogali herseyim

hayatimin en guzel ve en zor 2 yili


20 ay emzirmeyle,ufak ama beni korkutan hastaliklarinla,uykusuz gecelerle,mutluluktan olmelerle gecti


yemek yemeye,yurumeye,anne-daddy demeye ilk baslaman


insanlari sevmen,tanimadiklarina bile sarilman,akrabalarini hep sorman


hep ama hep oyun oynamak istemen,kitaplarini,banyo yapmayi sevmen


kimseye kizsan bile vuramayisin,iyi kalpli olman


uyuma ve yemek saatlerinin hep bir savas olmasiyla gecti iste


ama hep endiseliyim ben senin icin oglum


cunku tek istegim ,bu hayatta tek dilegim seninle cok saglikli ve mutlu bir 50 yil yasamak


sen gelmeden once seni cok istedim,cok bekledim benim guzel oglum


o yuzden bunun keyfini uzun uzun doya doya cikaralim istiyorum

50 yil kisa bile bana

umarim bu hayatta basina hep iyi seyler gelir,hep iyi insanlarla karsilasir ve mutlu olursun

sen dunyanin en akilli ,en tatli cocuklarindan birisin

ve ben senin annen oldugum icin cok gurur duyuyorum
bana da bu gururu bir omur boyu basarilarin ve sevinclerinle de yasatacagini biliyorum

ben gercek, saf aski seninle buldum seninle yasadim oglum,bunun icin sana cok tesekkur ederim

seni dunyada herseyden cok seviyorum benim biricik totisim

dogumgunun kutlu olsun ya da senin deyisinle hoptitay tu yuuu

24 Nisan 2009 Cuma

neler oluyor


artik tren yerine train diyor
birsey dusurdu mu bir yere takildi mi filan whoopss diyor
yine yemegi birakti biskuviyi de
kaka yaptim diye kosup geliyor ama hala oturaga yapmiyor
bir montessori okuluna basladi ama 3 yasindan once tam egitim vermedikleri icin sadece oyun grubu kivaminda bir yuva aslinda bu bakalim daha cok yeni gorucez
bugun parka gittik ,ben bisikleti kullaniyorum o da arkamda oturuyor,bir ara ellerini seleye koydu,ne var popomun altindaa dedim kuyruk dedi.
bahcemize ektigimiz domates ve kabaklar boy verdi
kapinin onune koydugum salata cesitleri ve maydonoz ,kisnis, kekik urunleri de iyi gidiyor pek guzel leziz olacaklar,oglum hepsini sulamayi pek seviyor,bahcede kazma kurek sallamayi da
yaz geldi buraya ayagindan kislik botlarini cikarttiramiyoruz,yeni ayakkabi alamiyoruz kiyamet kopuyor
artik beni uzgun gormeye dayanamiyor,bu genelde yemegini yemedigi ve sozumu dinlemedigi zamanlarda yuz ifademden anlayip hemen bana opucuk verme ya da soyledigimi yapma ya da bir kasik yemek yeme durumlari
ilk buldugum cok umutlar bagladigim turk psikolog ve baby sitter,bize gorusmeye gelirken yolunu kaybetti, ayrintili adres tarifi verdigim 2-3 telf konusmasindan sonra bir daha haber alinamadi saskinlik icindeyim,oldu mu kaldi mi bilinmiyor?!
gelecek hafta canimin ici 2 yasina giriyor

10 Nisan 2009 Cuma

konusmalar sunlar bunlar

unutmak istemedigim kelimeleri var ya da vardi cunku artik bebek kelimelerini birakip adam gibi laflar etme derdine dusmeye basladi maalesef
maalesef cunku aydede yerine aydidaaa demesi daha tatliydi
ama karsimda kucuk bir birey oldugu ve soylenen herseyi anladigi icin onu buyuk bir adam yerine koyup gerektiginde tartisip gerektiginde ciddi bir tonda muhim bir meseleyi anlatmak da cok hosuma gidiyor dogrusu.
ama beni en mutlu eden o sevimsiz hastaligindan sonra minadex tonic denen vitaminle oglumun kilo almaya baslamasi oldu.Herzaman ilaca karsi olan ben bu sefer artik kemiklerini saymaya baslayinca verdim minadexi,sanirim biraz istahi acildi,oh ete burundu kaburgalarin ustu.Yalniz 6 gun yemek yemeyince karbonhidrat ihtiyaci mi artik nedir bir anda biskuvi insani oldu,bir kerede 5 tane yiyor benim onceden haftada 2 biskuvi yiyen oglum.Neyseki burda sekersiz organik biskuviler var icim rahat napayim.
hayatimin en zorlu depresyonlarindan birini gecirdigim icin ne kadar iyi annelik yaptigimi bilemiyorum.Bildigim tek sey iliskimizin saf bir ask uzerine kurulu ve cok guclu oldugu,Allah bozmasin ayirmasin.
2 hafta icinde ilk ciddi montessori oyun okuluna basliyacak.haftada 2 gun 2 ser saat.Ve belki hersey yolunda giderse artik tamamen londraya tasinicaz,ben de 2 sehir arasi yorucu yolculuklardan kurtulucam.
Depresyon tedavi merkezimde(cunku the best therapy is the self therapy!) kendime cicek sebze ekecegim bir allotmentla anlastim.Burda londranin icinde bahcesi olmayanlar kucucuk bir toprak parcasi kiralayip ekim-bicim toprakla oynayalim mutlu olalim isleri yapiyorlar.Ekicem kabakti domatesti bakalim gorucez sonuclarini nolucak.Eh oglan da kovasi kuregi tirmigiyla katilicak,aktivite eksikligi ceken yuregim durulucak.
Yakinimizda havuz buldum su terapisi olarak
bir de bisikletimin arkasina oglum otursun diye bir child seat aldik,su easter yagmurlari dursun gezilerimize basliycaz umarim.
en keyifli konu ise benimle turkce babasi ve babaannesiyle ingilizce konusma cabalari.Her nekadar turkcesi ingilizcesinden daha iyi olsa da babasiyla konusurken bana seslenmesi ya da benden bahsetmesi gerektiginde mummy diyor.Oglum daddye soyle yemek hazir diyorum, daddyyy foood! diye sesleniyor.Bana annecim ge buyayo,babasina deediiii come on diyor.Gelecek sene benden daha iyi ingilizce konusuyor olacak galiba.
foto natural history museumun icindeki dinazorlarla fazla ilgilenmeyip onunde guvercinleri kovalarken cekildi,farkettim ki lenste oglumun parmak izi!

04 Nisan 2009 Cumartesi

oglum buyuyor

1 den 10 a kadar ingilizce ve turkce sayiyor
gordugu her yerde rakam okuyor
bazi harfleri ve ana renkleri biliyor
harfleri cozup kitap okumaya calisiyor
elinden kuantum kitabim dusmuyor ciddiyim
hani su 2-3 yasinda okumayi soken cocuklardan biri mi olacak acaba diye dusunuyorum bazen :)
cok akici bir sekilde henuz konusmasa da her seyi soyluyor ve anlatiyor
hemen hemen bildigi her kelimeyi 2 dilde de soyleyebiliyor
erkek cocuk hasariliginda degil,sakin,akilli ve terbiyeli
ama bazen en olmadik seyden korkuveriyor,gurultulu bir makina ya da annesine bagiran bir cocuk onun odunu patlatmaya yetiyor
iste o zaman hasari bir erkek cocuk olsun istiyorum kiz gibi davranmasin
bir suredir ellerimi koklama aliskanligi gelistirdi
elimi bilegimi koklamadan uyumuyor,uykuya dalsa bile en az yarim saat ellerimi birakmiyor yoksa agliyor
bir kac gecedir yeni bir uyutma sistemi ustunde calisiyorum basarili olmak uzereyim
1 yil once denize girmesine ve bir daha konusmamamiza ragmen gecen gun yerde yatmis birtakim hareketler yapiyor,oglum napiyorsun dedim yuzuyorum,deniz dedi.
fotoda yakinimizdaki golde kazlari ordekleri muhtar emmi gibi denetlerken goruluyor kendisi

28 Mart 2009 Cumartesi

tasindik!

3 hafta oldu
2 haftasi temizlik ve yerlesmeyle gecti
hala bitmedi
internet yeni baglandi
burda 2-3 hafta suruyor bu isler
bu manada turk hiz ve pratik zeka ayrica cabuk is bitirme yetenegini es gecerim

hayatim boyunca yaptigim temizligin tumunu bu surede tekrar yaptim galiba
ben londraya gelmeden once eve kendi brezilyali temizlikcisini getirip ay cok yorulduk cok calistik diyen kayinvalideme soramiyorum ki siz neyi temizlediniz de ben bu kadar yoruldum diye
o temizlikciye bizim yenicami tuvaletini temizletmezler istanbulda o kadar soyliyeyim

londranin ortasindan biraz daha kiyisina,mor,kirmizi,siyah,beyaz renklerden daha cok yesile ve griye gectik galiba.
ben zaman zaman morumu cok ozluyorum ama burasi daha yesil
yanibasimizda nehir,gol,ordekler,kazlar,kugular,londranin icinde -ama ortasinda degil-bir kasaba gibi burasi iste
kocamla eski bolgemize tekrar tasinmak istedigimize karar verdik
yoo burda da mutluyuz,notting hill,kensington ve chelsea ye cok yakiniz,londrayi bilenler anlar ama galiba galata-cihangir bohemliginden yesilkoy florya kasabasina gecmek gibi bisey oldu bu bizimki,istanbulu bilenler anlar:)
en azindan oglum mutlu,yeni evimiz yeni evimiz diyip duruyor

ya da mutluydu 3 gece oncesine kadar
sali gecesi kusmayla baslayip sonra berbat bir ishale ceviren,beni ve oglumu cok perisan eden bir virusle ugrastik
ilk gece hastanede 4 saatimiz gecti o bana 4 gun gibi gelen
3 gundur agzindan tek ogun bile gecmedi,zaten zayifti simdi tam nairobili bir cocuk gibi oldu
hayatta ondan ve onun sagligindan daha onemli hic ama hic birsey yok
tek tesellim daha dun kollarimda baygin bir sekilde yatip beni surekli aglatan hali bugun bir parca duzeldi
Allahim ona hep ama hep saglik versin banada tabi..
son durumlar hizlica budur
fotoydu detaylardi gelecektir yakinda
ay internet yeni baglandi diyorumm

27 Şubat 2009 Cuma

guzel seyler

bir gun
-oglum kofte guzel olmus di mi
-di

baska bir gun
beraber yatıyoruz,ben onu seyrediyorum,o derin uykuda, sagdan sola donerken kafası cok hafifce bana carpıyor, gayriihtiyari sinek vızıltısı gibi bir ses cıkarıyorum(bunu bebekkken soyleyince kendini yatakta geriye atardı)
-doynk
gozlerini acıp bana bakıp gulumseyip tekrar uyuyor

yine bir gun
almıs eline timeout dergisini sanki kendi kitaplarından biriymis gibi bakıyor,herbir sayfasını inceliyor,yanlıslıkla yırtıldı kapagı o da cekistirip bu yırtıgı daha da buyuttu
-aaa oglum kitaplar dergiler yırtılmaz demedim mi ben sana
-demedin
-nasıl demedim
-dedin

oglum kapının onunde ,karsısında bir kedi sohbet ediyorlar
-miyav
-miyav
-miyav
-miyav